Bahşiş Kültürü

      Bahşiş Kültürü için 2 yorum

Bahşiş kültürü…

Yiyecek-içecek sektörü ülkemizin gelir, ekonomi kaynağı ve en büyük sektörlerden birisi biliyorsunuz. Ve bu hizmet sektörünün çalışanları da “Barista, Barmen, Garson, Komi” gibi birçok sınıfı ve kategorisi mevcut.

Aslında ülkemize Osmanlı döneminden giren bu restaurantçılık, halen gelişememiş, gelişse de ekonomiden dolayı çökme durumuna gelmiş durumda. Artan şubeleşmeler, kalitenin düşmesi, her cebine para koyanın mekan açma isteği aslında ekonomiyi canlandırsada hemde bir yandan çalışanların ekonomisini azaltmakta.

1990-2000’li yıllarda Ankara’da 3-4 adet gece klubü var iken, şimdi her caddede en az 3 tane. Yani bilindik caddelerde diyelim Gaziosmanpaşa, Tunalı, Tunus Caddesi, Bestekar, Park Caddesi… Türkiye’de belkide İstanbul, Ankara ve Antalya cafe, restaurant sektörünü sağlayan şehirlerdir. Bu sektörde çalışan birisi kolay kolay işsiz kalmaz denilecek kadar fazla cafe ve restaurant vardır bu şehirlerde.

Evet herkes Starbucks ve artan şubeleşen kahve dükkanlarıyla birlikte Kahve gurmesi oldu. Önceden haftada 1 gün gidip 100 TL attığımız mekanlara şimdi hergün gider 10 TL atar olduk. Neden ? çünkü eskisi gibi kalite kalmadı, self servis sirkülasyon mantığı aldı başını yürüdü. Ekonominin daralmasıyla birlikte insanların kendini sıkması, cafelerinde kendini sıkmasına eleman azaltmaya gitmesine kadar gitti. Sonra ne oldu bu sefer barista, garson vs… çalışanlar daha fazla çalışmaya ve daha az ücret almaya başladı.

Bu Mesleğin ve Sektörün Olmazsa Olmazı TİP (BAHŞİŞ)

İşim geregi gezerim, sektörün nispeten içinde olan bir insanım. En kalitelisinden en kalitesizine mekanlara gidip görmüşlügüm var. Ve masa servisi yapan yerlerde birde garson arkadaş var değil mi ? Evet.. Bakın özellikle belirtiyorum, öyle okul karşısı simitçi, pogaçacılarda çalışan garsonları masa servisi yapıyor olarak saymıyorum. Çünkü onlarda biliyor oranın kaliteli olmadığını.
Ama bu işi kaliteli bir şekilde, kaliteli bir mekanda, kaliteli bir anlayışla yürüten baristalar, komiler, garsonlar, şefler, müdürler var.

Bir mekana gittik, elit bir kahve dükkanı. Latte ücreti 9 TL farz edelim. Garson sizi karşıladı, uygun masaya aldı, siparişinizi aldı ortalama 30 Türk Lirası hesabınız var, ortaya küçük ikramlarını getirdi, küllüğünüzü değiştirdi, peçetelerinizi yeniledi, masanızı kontrol etti, gerektiği zamanda “Bir şey içiyor musunuz?” diye sordu. Ve iş en sonunda hesap ödemeye geldi, 2 kişisiniz garson yanınızda ve siz inatla kasaya doğru yöneliyorsunuz ? Ama neden? Bu bir küfürdür arkadaşlar, garsonu tınlamayıpda kasaya hesap ödemeye gitmek küfürdür. YAPMAYIN!

İçtiğiniz şeyler 10 liralıktır 20 liralıktır, olabilir, yüzde 10’u bırakılmalıdır bu tutarın. Bu kültürün bir parçasıdır, eğer bahşiş vermek istemiyorsanız self-servis yapan STARBUCKS’a gidin kahvenizi kendiniz alın kendiniz oturun için ve kalktın. Hem masaya hizmet ettirip, şarj aletinizi verip telefon şarj ettirip, küllüğünüzü değiştirtip yani bir insanı uğraştırıpta o insana bu kültürün bir parçası olan bahşişi vermeden gitmeyin.

Bahşiş sizin kartvizitinizdir, bir dahaki gittiğinizde unutulmazsınız, arkadaşlarınızın yanında saygı görürsünüz, ikramlarınız artar, daha güzel masaya alınırsınız vs vs… Bu bir kültürdür, misafirperverliktir. Nasıl misafirlige giderken elimizde bir lokumla gidiyoruz, bir restauranttan cafeden çıkarken de garsona kolay gelsin demek zor bir şey degil.

Hizmetten memnun kalmayabilirsiniz. Evet bu durumda da size hizmet eden kişiye değilde gidip müdüre, şefe söylemek uygun değildir. Adam akıllıca gidin beyefendi neden böyle böyle yaptınız demesini bilin, muhattabınız garson ise garsonla muhattap olun, baristaysa baristayla. Mekanda bir şey beğenmediniz mi ? garsona iletin o üstüne iletir üstü gelir durumu izah eder. Hemen bana müdürü çağır demeyin.

Onlar Zaten Maaşlarını Alıyorlar Tip Vermeye Ne Gerek Var?

Evet bu düşünceyle bahşiş vermiyor bazılarınız. Fakat maaşlarını hiç bir garsona soracak kadar muabbetiniz oldu mu? Olmadı, çünkü kahveyi de satın alıyorsunuz garsonu da değil mi ? Siz mekana daha girerken hoş geldiniz denildiğinde bile yüzünüzü çevirdiniz. Garson size hoş geldin diyor. Defacto yada LCW çalışanı gibi üstünüze atlamayacak merak etmeyin, sizi masanıza götürecek. Deli dana gibi gezmeyin diye sizi uygun bir yere oturtacak.

Evet şimdi gelelim konuya, bir garson Ankara’da genelde asgari ücret alır, çalışma saati 9 saatden fazla alanlar belki maaşa ek mesai ücreti alır. Bu ücrette Asgari 1500 diyelim + Yol 1600 başlangıç seviyesi bir garsonun ücreti, yol yemek zaten genelde işletmeler geç saatlere kadar çalıştığından dolayı onlara aittir.

Ücret yıllardır bu sektörde minimum tutulur çünkü garsonlar zamanında maaştan çok BAHŞİŞ alıyordu. Artık çok çok az denilebilecek derecede. Hesabın yüzde 10’u değil artık garsonlar yüzde 1’ini bile zor alıyor. Tabi ki ayağına kadar hizmet ettirip hesabı 8 parçaya böldürüp bahşiş sümenini açıp bırakıp küfür eder gibi, sanki hesapla birlikte garsonun parasınıda ödemiş gibi bırakıp giden insanlar yüzünden.

Unutmayınki işletme, garson zaten bahşiş alıyor diye ücreti minimumda tutuyor, müşteride zaten işletme maaşını veriyor diye bahşiş vermiyor. Bu bir kültürdür arkadaşlar hesabın yüzde 10’u bahşiş olarak verilir.

Bizler Yeni Nesiliz

Evet bizler aslında yeni nesiliz, çoğunuz bahşişin ne olduğunu bile bilmiyor. 1990’lı yıllarda sektörün zirvedeki dönemlerinde sizin babalarınız belki hesapdan çok bahşiş verirdi, barda pavyonda… Ki daha iyi hizmet edilsin diye, fakat yeni nesil sadece kahvesinin hesabını ödeyerek bir dahaki sefer gideceği mekanda garsonlarla bile muhattap olamıyor, çünkü bir önceki seferde bahşiş bırakmadı. Sizin babalarınız barlarda kapıda karşılanırdı, sizse masa rezerve deniliyorsunuz mesela.

Çoğu garson artık ögrencileri masasına almamaya çalışıyor, rezerve diyor, tuvalete gitti diyor vs vs. Hepimiz okul okuduk fakat bizler cebimizde 100 TL ile kahve içmeye bir mekana girmeye korkardık acaba 1 saat otursak ayıp olur mu? garsona 20 TL versek ayıp olur mu? diye. Şimdiki nesil ise STARBUCKS NESLİ 1.sınıf bir kahve dükkanında 3-4 saat 10 Liralık hesapla oturup sonrada kasada hesabını ödeyip gidiyor. GİTMEYİN ARKADAŞLAR, 10 TL İLE SAATLERCE OTURMAK İSTİYORSANIZ STARBUCKSA GİDİN.
Gittiginiz mekanda sevilmek, arkadaşlarınızın yanında isminiz ile hitap edilmek güzeldir arkadaşlar. Önce kartvizitinizi bırakırsınız sonraki geldiginizde çok iyi karşılanırsınız. Unutmayınki güleryüz herşeyden önemlidi

r. Arkadaşlarınızı “bizim bir garson arkadaş var ya yemin ediyorum eliyle yedirir” diye rakı balığa arkadaşlarını götüren insanlar var. Mekan ne kadar güzel olursa olsun, mekanda sizin yüzünüzü güldürecek akşamınızı güzelleştirecek insanlar orada size hizmet eden insanlardır, SELF-SERVİS değil orası, size hizmet eden insana biraz saygı gösterin.

 

Yazdığı güzel ve anlamlı içerik için r10 üyesi Rottmayer‘e teşekkür ederiz.

2 thoughts on “Bahşiş Kültürü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir